Özel Hayatın Gizliliği İlkesi

ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİ İLKESİ

Her insanın kendine ait bir özel hayat çevresi vardır.Bu,bireyin küçük dünyasını oluşturur ve devlet müdahalesine karşı korunmuştur.
İnsan hayatının genel olarak iki yönlü olduğu kabul edilir.Bunlar,hayatın genel yönü ve özel yönüdür.Hayatın özel yönü de,özel hayat ve hayatın gizli alanı olmak üzere ikiye ayrılır.Özel hayat,isternise ancak en yakın bir veya birkaç kişiyle paylaşılabilen,esasen gizli olan,nisbi sınırları barındıran bir alandır.Hayatın gizli alanı ise,kişinin kimseyle paylaşmadığı sır,gizli duygu ve düşünce alanıdır.Bu alana kişinin kendisiyle başbaşa kaldığı alan,kişinin son sığınağı da denebilir.Hayatın genel yönü ise,herkesçe bilinip görülen,en dış genel alandır.
Bununla birlikte Komisyon ve Mahkeme,İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi çerçevesinde özel hayatı tanımlamaktan ziyade,somut olaya göre değerlendirme yapmışlardır:Bireyin kendi kişiliğini geliştirme ve gerçekleştirme,duygusal ilişkiler kurma ve devam ettirme hakkı;kişinin bedeni ve manevi bütünlüğünü içine alan haktır.
Hayatın gizli alanına girilmesi,kişi için bir yıkımdır.Bu nedenle her türlü devlet müdahalesi (ve diğer herkese) karşı korunmuş ve dokunulmazdır.Buna karşılık özel yaşam alanı ise,yine devlet (ve diğer herkesin) müdahalesine karşı korunmuş olmakla birlikte,dokunulmaz değildir;bu yönüyle nisbi bir korumaya sahiptir.Bu alana sadece son çare olarak,mahkeme kararı almış kolluk güçleri müdahale edilebilir.Nihayet,en dış alan olan hayatın genel yönü bakımından herhangi bir koruma sözkonusu değildir.
Özel hayatın gizliliği,esasen bir anayasa hukuku ilkesi olmakla birlikte yukarıda yapılan açıklamalar,ilkenin koruma tedbirleri ve özellikle arama koruma tedbirleri bakımında taşıdığı önemi ortaya koymaktadır.Esasen bu ilkenin üç unsuru olduğu söylenebilir:
1) Konut,İşyeri Dokunulmazlığı,
2) Kişinin Üstünün,Özel Kağıt,Eşya ve Cihazların Aranmaması,
3) Özel Haberleşmenin Gizliliği ve Haberleşme Özgürlüğü,

 

-İZİN VE MÜDAHALE
Genel alan denilen, kişilerin herkesin rahatça görebileceği dış alandaki davranışları ile , yine bu dış alanda özel bir cihaza gerek olmaksızın etrafındaki ilgisiz kişilerin dııyabileceği şekilde konuşmaları,aleni olduğu veya konuşmalar,herkesin görüp duyabileceği şekilde yapıldığı için,kişilere; ”neden gördün,neden duydun ? ” denilemez.Örneğin; işyerlerinin dış kameraları,sokakta gelip geçen herkesi kaydeder.Mağazalarda hırsızları tespit etmek için konulan gizli kameralar,diğer tüm müşterileri kaydeder.Bunlar ses de alabilir.Ya da siz bir cafede kendi kendinizin resmini veya videonuzu çekerken,arkanızda birçok kişi kayda girebilir.Bir insan özel bir çaba veya hilede bulunmaksızın gördüğü ve/veya duyduğu herşeyi kaydedebilir.Bu yüzden paparazzilerin yaptıkları dış çekimler yasaldır.Konuşmalarla da ilgili örnek vermek gerekirse,sokakta yürürken veya bir cafede otururken arka masanızda oturanların ya da yanınızdan geçenlerin,sizin duyabileceğiniz bir ses tonuyla yaptığı konuşmaları duymanız,bir suç değildir.Halk arasında buna ”kulak misafirliği” denir.Ama, bahsettiğimiz gibi,özel bir çaba veya hilenin olmaması gerekir.Siz tam yediğiniz yemeğin videosunu çekerken yan masadaki birinin konuşması veya telefonla biriyle konuşma sesi; hatta hoparlör açık konuşuyorsa karşıdaki kişinin sesi sizin video kaydınıza girdi diye suç işlemiş olmazsınız.Açık yerlerde kayıt yapmanın yasal olması,açık yerlerde istediği gibi davranılabilir anlamına da gelmez.Türk Ceza Kanunu,Madde 225’e göre, alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi suçludur.Sizin bu aleni işlenen suçu kaydetmeniz yasaldır ama bunu yapan kişi yargılanır.
Özel alanın ”özel hayat” bölümüne sıradan insanlar müdahele edemez (giremez,kayıt yapamaz,araştırma yapamaz).Kolluk güçleri (polis veya jandarma) ise,takip ettikleri soruşturma türü katolog suçlardan ( CMK Md.135’de belirtilen ciddi suçlar listesi) ise telefon dinleme ve izleme (iznini de mahkemeden almak koşuluyla) yapabilir,diğer tüm suçlar için ise,son çare olarak (iznini de mahkemeden almak koşuluyla) ev ve işyeri araması yapıp elkoyma işlemi yapabilir.Kolluk bu alanda sadece üst araması konusunda mahkeme izni almayabilir.Ancak bu üst aramaları keyfi veya maksat dışı ise de kendileri suç işlemiş olur ( Tck.Md 120 Haksız Arama).
Özel alanın ” hayatın gizli alanı” bölümü için kolluğa bile hiçbir izleme-kaydetme yetkisi verilmez.Mahkeme izniyle yapılan ev aramalarında,yatak odası,banyo ve wc aranabilir.Ama buralardaki insan faaliyetleri izlenemez.Kanunen kolluk önceden mahkeme izni alarak işyerlerine böcek yerleştirip izleyebilir,ancak suç ne olursa olsun evin hiçbir yerine böcek konup izleme yapılamaz.Evde sadece arama/elkoyma yapılabilir,izleme/dinleme yapılamaz !
Kişilerin özel hayatlarıyla ilgili konularda kolluk güçleriyle olan durumu genel olarak bu şekildedir.

Kişilerin özel hayat durumları ise şöyledir;
Hiçkimse,kimsenin ”özel hayat” ve ”hayatının gizli alanı ”na izinsiz giremez.
Bu izinden maksat mahkeme izni değildir.İlgilinin açık rızası gerekir.Birini evinize davet ederseniz,her ikiniz için de bu durum yasaldır.Ancak davetiniz yokken birinin (siz varken veya yokken) evinize girmesi ya da davet ettiğiniz kişi,siz ”çık”dediğiniz halde çıkmaması,onun açısından suçtur ( TCK,Md 134 : Özel Hayatın Gizliliğini İhlal).Bu, işyerleri için de böyledir ancak herkesin rahatça girip çıkabildiği cafe,restoran gibi yerlerde herkesin tek tek davet edilmesi durumu olmadığından,işyeri sahibince ”çık” denilmedikçe orada bulunanların durumu yasaldır.
Özel alanlardaki herşeyde ”açıkça rıza” şartı zorunluluğu vardır.Birisinin evinize veya işyerinize girebilmesi için o haneden birinin rızası olması gerkeir.Ama içeride durum daha hassastır.Mesela,evin hanımı bir şirketle anlaşıp yatak odasına,salona,mutfağa gizli kamera taktırabilir ( hırsızlık,çocuk bakıcısı,vb.sebep ileri sürebilir).Evin diğer yaşayanları bunu sonradan öğrenirse de şikayet edemezler.Evin hanımı banyo veya bunu yapsaydı,o zaman şikayet edebilirlerdi.Çünkü bu iki yer her zaman,herkez için dokunulmazdır.Yatak odası da sadece orada uyuyanların tasarrufundadır.Evin diğer fertleri,burada uyuyanların bilgisi olmadan bu tip habersiz işemi yapamaz.Ya da evin çocuğu aynı işlemi salonda yapabilir.Yalnız bu konular çok hassastır.Siz evinizin bir odasına hırsızlığa karşı gizli kamera koyabilirsiniz,bu normaldir.Ama bunu bilmeyen biri ile o odada mahrem bir durum olması da normalken bu görüntülerinin herkese ifşa edilmesi suç oluşturur.Yalnız burada bazı ilginç durumlar da olabilir.Yukarıda bahsettiğimiz örnekte evin hanımı yatakodasna hırsızlık maksatlı gizli kamera koymuştu.Eşin de bu durumu unutup o odada başka bir kadınla cinsel ilişki yaşarsa bu Aile Mahkemesi için net bir delil oluşturur (ama bu görüntü yine de Mahkeme haricinde kullanılamaz).Ya da hırsızlık için konulan bu kameraya,bebek bakıcısının bebeğe kötü davrandığı veya ev eşyalarına zarar verdiği durumu kaydedilmişse,bu görüntüler ceza davası için kesin bir delil oluşturur.İster evde,ister başka bir yerde,onu kullananların tamamının açık bir ırzası olmadan hiçkimse,banyo,wc,sayunma odası ve yatak odasına hiçbir gizli kayıt cihazı konulamaz.Mesala bir işyeri sahibi,”güvenlik ” gerekçesiyle bile bunu yapamaz.Aynı şey telefon,internet vb.görüşmeleri için de geçerlidir.Bunlara erişmek için kolluk bile hakim izni almalıdır.Hatta siz bile bir başkasıyla yaptığınız konuşma,yazışma veya mesaj içeriklerini,o kişinin haberi olmaksızın alenen ifşa edemezsiniz.(TCK.Md 132(3)).
Birçok kişi elinde iyi bir delil olduğunu bilmeden,suç işlediğini sanma yanılgısına düşmekte birçoğu da elinde delil olduğunu sanıp,aslında suç işlemektedir.Çoğu hukukçunun bile bu hassas konuyla tam vakıf olamadığı ülkemizde,eğer iddiacı veya mağdursanız,kılı kırk yarmanız gerekir.Özel hayat konusunda mahkemelerin sayısız defa,suça suç değil,suç olmayana da suç dediğ örnekler görülmüştür.Özel hayatla ilgili olarak en basit ve en kesin olan şey,tartışmasız genel alanla ilgili alanlardır.Diğer alanlarla ilgili olarak,biraz oturup düşünmekte daima yarar vardır.

WhatsApp chat